Birlik ve Dostluk için Yunan Anarşistlerinden mesaj: Artık bizi hiç bir şey bölemez!

Exarcheia, Atina: Alexis Grigoropoulos’un polis tarafından vurulduğu işlek caddedeki Berlin Elvan fotoğrafı.

Çeviren: Sila Boz
İngilizcesi (link), Yunan (link)

15 yaşındaki Berkin Elvan’ın Gezi Parkı eylemlerinde başından vurularak, 269 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitirmesi bizi şaşırtmadı. Bu olay bize açıkça, 5 sene önce Aralık ayaklanmasını başlatan 15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos’un cinayetini hatırlattı. Bugün, Alex’in resmi pankartlarda Berkin’in yanında duruyor.

Yunanistan, İspanya, Portekiz ve Avrupa’nın geriye kalanı gibi, Türkiye de benzeri şekilde, geniş çapta demokratik özgürlüklere saldıran devlet şiddetini tecrübe ediyor. Siyasi iktidarın bir azınlığın elinde gitgide artarak yoğunlaşması ve aynı zamanda olağanüstü bir şekilde acımasızlığın, ötekileştirmenin, eşitsizliğin ve adaletsizliğin artmasıyla sonuçlamasına bağlı olarak devlet ve baskı mekanizmalarının dünya çapında daha fazla otoriterleşmesi gün gibi açıktır. Oligarşik hükümetlerin temel haklarımıza karşı keyfi uygulamaları; bir illüzyon ya da fantezi değil, apaçık bir gerçekliktir. Brezilya, İngiltere ve İspanya’da da devletin acımasız baskısına tanık olduğumuz gibi; barışcıl eylemlere ağır silahlı kolluk kuvvetleri tarafından saldıran ülkeler arasında Yunanistan ve Türkiye sadece iki örnek teşkil ediyor. İnsanların zor kazanılmış özgürlüklerini elinde tutma amacıyla mücadele ettiği bir çok ülkede, keyfi erk kullanarak varolan kurumlar, halka baskı ve zorlamayla karşılık veriyor. Aynı zamanda, medya dünyası kayıtsız, ilgisiz ve tek taraflı kalıyor. Bu yüzden;

  • durumun sadece bizim ellerimizde olduğunu anlamamızın ve sıradan vatandaşların tabandan örgütlenen mücadelesinin ortaya çıkması gerektiği an geldi. Her şeye rağmen nasıl anlamlı ve siyasi değişimi organize etmeye devam etmeliyiz? Nasıl siyasi görünümü özgün bir şekilde dönüştürebiliriz? Bunun gibi hassas zamanlarda, uluslararası dayanışmanın olumlu etkilerini kabul etmeden, ulusal engelleri aşmadan, kardeşlik ve dostluk mesajlarını yaymadan, gerçek bir dönüşüm meydana gelemez.
  • Bugün, aynı saldırıdan muzdarip çoğu Yunan, ezici bir şekilde tutkularını açığa vurmak zorunda hissediyor ve aynı zamanda tarihi ve kültürel bölünmenin koşulsuz bitişi için sesleniyor. Taksim’de ve Türkiye’nin başlıca şehirlerinde yeniden barikatlar kurulurken, yüzlerce, binlerce genç erkek ve kadın öfkeleriyle sokakları doldururken, Yunan nüfusunun büyük çoğunluğu birlik mesajı göndermeyi borç sayıyor. Berkin Elvan ve Alexandros Grigorpoulos’un birbirlerine yakın duran güçlü resimleri, bize ulusal farklarımızdan kesinlikle kaynaklanmayan baskı ve acıyı hatırlatıyor. Tam tersine, ancak mücadele birliğiyle kurtulmayı başaracağımız ebedi ayrıcalığın, yolsuzluğun, elitizmin, her türlü adaletsizliğin ve unsurların tasarlandığı şu anki kurumsallaşmış iktidar ilişkilerinden kaynaklanıyor.

Yüzyıllarca aramızdaki milliyetçi halkçılığın ve jeopolitik rekabetin, bizi nefret ve gerilimle beslediği inkar edilemez. Biliyoruz ki, kişisel çıkarlar tarafından motive edilmiş spekülatif silah tüccarları, iki halk (Yunan-Türk) arasında nefret ekip biçmeye devam edecekler. Bunca yıldır, aramızdaki tek ortak noktanın kılıçlar olduğuna, düşmandan başka bir şey olmadığımıza bizi ikna etmeye çalışan demagogları, nefret vaizlerini, parodi tarihçileri ve propagandistleri tanıyoruz. Mazideki şanımızı diriltmek adına gelecekteki ‘kötü komşularımıza’ karşı savaşlarda her zaman hayatımızı feda etmemiz istendi. Muhakememiz bu yüzden dostça değil, cahillikle yönlendirildi. Birbirimize karşı duyduğumuz nefret aklımızı fethetti. Şimdi ise, dini tecrit ve kibirli milliyetçiliği reddeden her iki ülkenin bütün demokrat vatandaşları için, bu zorluklara karşı savaşmanın zamanıdır. Yapısal şiddeti ortadan kaldırmayı ve otonom ve demokratik bir toplum yaratmak isteyen herkes, halkın -Türk ya da Yunan- gözdağı verme, fakirleşme ve aşağınmayı tecrübe ettiği böyle kritik bir zamanda saldırgan olmaya devam etmesi ve popülist milli ideolojilerin bayağılığını ortaya sermesi gerekmektedir.

Bu iç açıcı olmayan durumla yüzleşebilmemiz için, uluslararası devrimci bir ortak ağ ile kolektif eylem içine girmeliyiz. Kararlı eylemlerimizi artık birlikte savunmanın zamanıdır. Gerçek demokrasi, insanlık ve iletişim meydanlarda ve sokaklarda yeniden doğabilir!

• EN: Your comment will be visible after approval. Please check the terms of use.

• EL: Τα σχόλια δημοσιεύονται κατόπιν έγκρισης. Για περισσότερες πληροφορίες δείτε τους Όρους χρήσης.